Genel

Dil Öğrenirken En Çok Yapılan 6 Hata

Dil Öğrenirken En Çok Yapılan 6 Hata

Dil Öğrenirken En Çok Yapılan 6 Hata

Dil öğrenmek, her ne kadar zorlayıcı bir süreç gibi görünse de, birçok kişi için kişisel ve profesyonel gelişimlerinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Ancak, yabancı dil öğrenme sürecinde sık yapılan hatalar, bu yolculuğu daha da zorlaştırabilir ve motivasyonu azaltabilir. Bu yazıda, dil öğrenirken yapılan altı yaygın hataya odaklanarak, bu hatalardan kaçınmanın ve etkili bir şekilde bir dil öğrenme yolculuğuna çıkmanın önemini ele alacağız.

1. Çok hızlı öğrenmeyi beklemek

‘‘Üç haftada İngilizce!’’, ‘‘Bir ayda bir dil öğrenin!’’ gibi reklam kampanyaları oldukça ilgi çekici olsa da çok kısa zamanda bir yabancı dili tamamen öğrenme beklentisi, öğrencinin normal şartlarda o sürede öğreneceği şeyleri de alıp götürebiliyor.

Bu şekilde başlayan bir öğrenci bir ayın sonunda söz verilen mesafeyi kat edemeyince demoralize olup ‘‘Ben ingilizce öğrenemiyorum, yeteneğim yok.’’ gibi gerçek dışı inanışlara düşebiliyor.

Dahası da bu ekstra hızlandırılmış kurslar, çok şeyi bir anda sundukları için bilgi karmaşası yaşanıyor ve bilgiler sindirilemiyor. Dolayısıyla gerçekçi olmayan beklentilerimizi düşürmeyi ve biraz zaman harcamamız gerektiğini kafamızda oturtmalıyız.

2. Öğrenilen bir noktayı asla unutmayacağım yanılgısı

Bir kelimenin, kalıbın, gramer kuralının tam manasıyla öğrenilmesi, unutulmayacağı anlamına gelmez. Aksini düşünmek, hayal kırıklığına uğratacak ve motivasyon düşürecek bir yanılgı olacaktır.

Örneğin bir kelime öğrenildiğinde, onu kullanabileceğimizi ve görünce tanıyabileceğimizi düşünebiliriz, başaramayınca ise bu durum beraberinde olumsuz duygular getirebilir. Ancak getirmemeli!

Çünkü aktif olarak unutmaya devam edeceğiz; bu, öğrenme sürecinin bir parçası. Birçok kez karşımıza çıkmış o kelimeyi, bir kere daha unutacağız. Bu tamamen normal. Bizi başarısız kılan o kelimeyi unutmamız değil, motivasyonumuzu düşürmek olacaktır.

3. Gramer formüllerinin ve kurallarının içinde kaybolmak

İnsanlar gramer formüllerinin, kitaplardaki o tabloların içinde kaybolup, tekrar tekrar o formülleri okuyup ezberleme derdine düşebiliyor. Farklı öznelere hangi ek geliyordu, hangi zamanda hangi bitişi kullanıyorduk…

Bu gramer çukurunun içine düşüp saatler harcamak hiç gerekli değil. Oldukça da zor. Tabii ki gramer çalışmayacağız demek değil bu. Bu gramer formüllerine bakıp anlamaya çalışmak, örneklere göz gezdirmek, açıklamaları okumak gayet güzel.

Ancak bu formül ve tabloları hatırlayacağımızı düşünüp üzerinde saatler harcamak yanlış. Formülleri hatırlamayacağız, bir gramer sistemini kafamızda oturtmanın ve sürekli hatırlar hale gelmenin tek yolu o gramer kurallarıyla çokça karşılaşmak ve farklı bağlamlar içinde görmek.

Yani maruz kalmak. Maruz kaldıktan sonra tekrar kuralını okuyacağız, tekrar maruz kalacağız, tekrar okuyacağız. Bu böyle sürüp gidecek. Yine de hata yapacağız, ta ki yapmayana kadar.

4. Bütün zamanını kolay kısımda harcamak

Bu madde piyasadaki çoğu dil öğrenme uygulamasının suçu olabilir. Tabii ki bu mobil uygulamalar teşvik edilmesi gereken şeyler. Dil öğrenmeye başlarken de bu uygulamaları kullanmak oldukça yararlı çünkü en temel ifadeleri, fazlasıyla tekrar yaparak gösteriyorlar.

Bu çok sık tekrar, başlangıç için ideal. Ancak çokça insan bu temel ifadelerde, kolay kısımda takılı kalmakta ısrarcı olabiliyor. Çünkü bu tekrarları yapmak oldukça tatmin edici ve konforlu. Ne yazık ki bir noktada kendimizi konfor alanımızdan dışarı çıkarmamız ve daha ilgi çekici, daha zorlu olan yeni konuya geçmemiz gerekiyor.

5. Kelime bilgisini önemsememek

Yabancı bir dilde bir yetişkinle sohbet edebilmek ya da onun anlattıklarını anlayabilmek için kelime haznemizin geniş olması gerekir. Az sayıda kelime bilmek, onları ne kadar akıcı kullanırsak kullanalım konuşmayı ciddi ölçüde sınırlayacaktır.

Bizim az sayıda kelime bilmemiz, iletişim kurduğumuz kişiyi de kendi sınırımıza indirmeye zorlamamız anlamına gelir. Dolayısıyla anlamlı, ilgi çekici, sağlıklı bir iletişim kurmak istiyorsak dil öğrenme sürecimizde kelime bilgisini ihmal etmemeliyiz. Öğrendiğimiz kelimeleri kalıcılaştırmanın yolu da bolca okuma ve dinleme yapmaktan geçiyor.

6. Sık konuşmadan iyi konuşmayı beklemek

Genelde konuşurken hata yapan, akıcı olmayan insanlar öfkelenerek ya da çekinerek konuşmayı azaltmayı tercih ediyorlar. Bu da konuşmalarını geliştirmelerini engelleyip bir paradoks yaratıyor!

Öğrencinin işi hata yapmaktır ancak iş konuşma becerisine geldiğinde iyice gerilip hata yapmaktan korkar hale geliyoruz.  Ne kadar çok okuma ve dinleme yapsak da bu bizi akıcı konuşuruz hale getirmeyecek.

İyi konuşmak için çok konuşmak şart, çok konuşmak da hata yapmayı kaçınılmaz hale getiriyor. Çok konuşmaktan ve hata yapmaktan çekinmeyin!

 

Dil öğreniminde size en çok yardımcı olacak şeylerden biri de her an hayatımızın içinde olan teknolojik aletler. Gelin Dil Öğreniminde Teknoloji yazımızla, dil öğrenme konusunda teknolojiyi nasıl daha verimli kullanabiliriz onu inceleyelim.